Fügen Ünal Şen

HAYAT HERKESE YETER

Allah’ı Arıyorum

 

“İnfoteizm” kavramının isim babası Özer Uçuran Çiller, “Bu güne kadar Yaradan’a dinler kanalıyla ulaşmaya çalışıyorduk. Artık Tanrı’yı, Yaradan’ı bilimsellikle ifade etme zamanı” diyor.

Şu an ölsem gam yemem. Şimdi Allah’la uğraşıyorum. Ölünce Allah’a kavuşacağım. İçimden bir ses, ‘Ne varsa izonosferde var’ diyor. Atmosferin yedi katmanından sadece izonosferde hava molekülleri elektriksel akımlar halinde bulunuyor. Bu nedenle o katman ölümden sonrası için ipucu olabilir.”

 “Bazen Tansu Hanım da ‘Ölünce, orada görüşebilecek miyiz?’diye soruyor. Ben de ‘Sen bir gel oraya da, bakalım Allah neyi uygun görecek” diyorum. “Bu işin cenneti, cehennemi var” diyorum ama “Cennet de cehennem de burada.”

 “İsviçre’de CERN projesi kapsamında araştırılan ‘Tanrısal Parçacıklar’ bence Tanrı’nın evrensel yasalarının enformasyonunu taşıyorlar. O nedenle zaman zaman atmosfere giren meteorlar ve uzaydan gelen kozmik ışınlar Tanrı’nın yeni enformasyonlarını taşıyor olabilir. ”

 

 ALLAH’I ARIYORUM”

 Çiller’lerin Yeniköy’deki yalısına 1990’lı yıllarda defalarca gitmiştim. DYP Genel Başkanı olduğu günlerde Tansu Çiller ile “Memleket meseleleri” ni konuşurduk. Yalıya bu kez Özer Uçuran Çiller ile “Kainat meseleleri”ni ve literatüre armağan ettiği, “İnfoteizm” kelimesinin anlamını konuşmak için gittim.

Özer Çiller, “İnfoteizm yeni bir terim. Bu terimi ulusal ve uluslararası boyutta adıma tescil ettirdim” diyerek başladığı konuşmasını, “Memleket meseleleri zaten hiç benim konum olmadı. 1990’larda maalesef Tansu Hanım politikaya girince huzurum kaçmıştı doğrusu. Kişisel gelişim konusundaki çalışmalarım da hız kesmişti. 12 yıllık aktif politika bitince huzur buldum” diye sürdürünce sormadan edemedim:

“Ama Tansu Hanım’a tekrar DYP’ye Genel Başkan olması için çağrılar sürüyor.”

Özer Çiller “Aman aman, reddetti biliyorsunuz” diye gülerek yanıtladı sorumu ve ekledi: “Yine de bu politika işi. Benim aklım ermez. Tansu Hanım ne ile mutlu olacaksa ona karar verecektir. Ama ben geç bulduğum huzurumu bu kez kaybetmeyeceğim.”  

“TANRISAL PARÇACIKLARIN PEŞİNDE”

Özer Uçuran Çiller kendi deyimiyle “Boş gezenin boş kalfası” olarak emeklilik günlerini metafizik konularda çalışmalar yapmaya,  evrenin oluşumu, Tanrı, din bilimi gibi konularda sentezlere ulaşmaya adamış. Zaten yeni kitabı “İnfoteizm, Tanrının Enformasyonu”nda da bu sentezleri okurla paylaşıyor. “İlk canlının ortaya çıkış paradoksuna yeni açılım sunmayı” amaçlayan Özer Çiller’e “Bu kitapla varmak istediğiniz nokta nedir? Yaradan mı?” diye sordum.

Hiç tereddüt etmeden yanıtladı: “Evet, Allah’ı arıyorum. Tanrı’nın evrensel yasalarının enformasyonlarını arıyorum. CERN’de yapılan deneylerle araştırılan ‘Tanrısal Parçacıklar’ kanımca bu enformasyonu taşıyor.”

Özer Uçuran Çiller, literatüre kattığı ve kendi adına tescillettiği “İnfoteizm” kavramını, “Tanrısal sistemin içerdiği enformasyona odaklanan bir düşünce sistemi” diye tanımlıyor.

Peki, “İnfoteizm” bizi nereye götürecek? Özer Çiller’e göre, artık, Yaradan’ı inkâr edenlerin karşısına bilimsel söylemlerle çıkma zamanı. “Bu güne kadar Yaradan’a dinler kanalıyla ulaşmaya çalışıyorduk. Artık Tanrı’yı, Yaradan’ı bilimsellikle ifade etme zamanı” diyen Çiller, ekliyor: “Yaradan’ı inkâr etmek, bilimsel zafiyettir. İnfoteizmin amaçlarından biri varoluşun başlangıcı olan ilk canlı hücrenin ortaya çıkışı paradoksuna kavram ve hipotez boyutunda yeni açılımlar getirmek.”

Peki bu nasıl olacak?

Özer Çiller’in yanıtı şu: “İnfoteizm inancı veya düşünce sistemi, Yaradan’ın enformasyonu üzerine kurgulanmıştır. Yaradan, kendi düşüncesi sonucu oluşan Büyük Patlama’yla o muhteşem enerjiyi var etmiş ve ona yönlendirdiği Tanrısal sistemin enformasyonuyla, evrensel evrimi başlatmıştır.”

Tam da bu noktada Darwin’i anmamak mümkün değil elbette:

- “Sayın Çiller, Darwin’in evrim teorisinin itici gücü olan ‘doğal seçilim’ konusu bu tezin tam karşısında duruyor. Biliyoruz ki orada tesadüfler başrolde, ne düşünüyorsunuz?”

- “Materyalizm ve Darwincilik dinsizliğin temel dayanağı. O görüşe göre Büyük Patlama sonrası ortaya ‘akıllı maddecikler’ çıkmış ve tesadüfler sonucu bunlar da evreni oluşturmuştur. Cansız maddeler doğanın tesadüfen gelişen olaylarıyla kendi kendilerine organize olmuşlar ve sonuçta ilk tek hücreli canlı organizma rastlantısal bir şekilde var olmuştu. 

- Ve siz diyorsunuz ki…

- İnfoteizm diyor ki, Tesadüf diye bir şey yoktur. Büyük Patlama’yı Yaradan istemiştir. Oradan açığa çıkan enerjiye Tanrısal sistemin enformasyonunu yönlendirmiş ve evrimi başlatmıştır. Zaten Darwin döneminde insan DNA’sının sırrı çözülmüş olsaydı bugün Darwin diye biri olmazdı.

- Hem evrimin hem de Tanrı’nın sihirli dokunuşunun ipuçları Büyük Patlama’da gizli anlaşılan. CERN’deki deneyler bizi nereye götürür? Oradan çıkacak sonuca insanlık hazır mı sizce?

- CERN’deki deneyde karşı madde bulundu. Bu çok önemli. Dünyada her şeyin karşıtı varsa maddenin de olmalı değil mi? Ancak ‘anti-madde’ ortamda yok. İşte CERN’de gerçekleştirilen yapay Büyük Patlama sonunda saniyenin onda biri kadar bir sürede de olsa sekiz adet anti-hidrojen atomu yani anti-madde gözlemlenebildi ve tekrar yok oldu. Uzaydan zaman zaman gelen kozmik ışınlar atmosfere girdiğinde, şiddetli çarpışma sonunda oluşan madde ve karşı-madde parçacıkları, Tanrı’nın yeni enformasyon taşıyıcıları olabilir mi? Benzer deneyler CERN’de yapıldığına göre bu akla uygun geliyor değil mi?

- Buradaki anahtar kelime ‘kaybolmak” biliyoruz. 13.7 milyar yıl önceki Büyük Patlama’da ortaya çıkan anti-madde de kaybolmuştu. İnsanlık hala onu arıyor. Neden kaybolduğunu öğrendiğimizde nereye ulaşırız?

- Tanrı’nın enformasyonuna. Evrenin DNA’larına yani sicimlere… Sicimler de karşı-maddeyi taşıyor olabilir.  Ve değişik frekansta titreyen her sicim, yeni bir maddeyi oluşturabilir. İnfoteizm atom altı parçacıkların evrensel yasaların enformasyonunu taşıdığını savunur. Tanrısal parçacıklar, Tanrı’nın evrensel yasalarının bilgisini taşıyan atomun en küçük kuark parçacıklarıdır. Ve bu da Yaradan’ın kanıtıdır…

- Enformasyon yerine bilgi terimini kullanmamaya özen gösteriyorsunuz. Neden?

- Çünkü enformasyon yorum katılmış, kodlanmış bilgidir. Evrenin temel taşı enformasyondur. Şöyle de söyleyebiliriz, Büyük Patlamaya Tanrısal Enformasyon katılınca evrensel evrim gerçekleşti.

“ÜÇ DİN BİRLEŞİR, TEK DİN OLUR”

Özer Uçuran Çiller, tartışma yaratacak kitabının sayfalarına Darwin’i, Dawkins’i, Kant’ı, Hawking’i, Spencer’i konuk etmiş, satırlarında Semavi dinlere ve diğer inançlara da yer vermiş.

“Hayat koşuşturması yüzünden biz de bizden önceki nesil de çocuklarımıza yeterli dini eğitimi veremedik. Keşke daha iyi öğrenseydik, öğretseydik” diyen, dinin yaşamda büyük bir dayanak olduğunu düşünen Özer Uçuran Çiller”e, “Bu kitapla Tanrı’nın varlığını ispatlamaya mı çalışıyorsunuz?”diye soruyorum.

“Kanıtlama ve ulaşma çabası” diye cevap verip ekliyor: Ben Allah’ı arıyorum. Bu beden, korkunç bir makine. Bu makine nasıl yapılmış, önce ona bakıyorum. Sorular soruyorum. Kendimi çözmeye fiziksel ve ruhsal anlamda huzurlu olmaya çalışıyorum.”

Tam sırası gelmişken bir duygumu paylaşıyorum Çiller’le:
– Özer Bey, bütün bu bilimsel deneyler sonunda varılacak nokta, dinleri, inanç sahibi insanları nasıl etkiler? Dinler tartışmaya başlanır mı?

- Olumsuz hiç bir şey olmaz. Dinler bu güne kadar çok önemli görevler yaptı. Bence üç büyük din birleşir, tek din olur. Dünya oraya gidiyor zaten…

- Bir de önümüzde 2012 yılı var. Ne olacak sizce 2012’de? Kimileri için dünyanın sonu, bir eşik…

- Hiç bir şey olmayacak. Rahat olun siz…

MEVLANA’NIN TORUNUYUM”

Özer Uçuran Çiller Mutlu ve Başarılı Olma Sanatı isimli ilk kitabını 1990’da yazdı. “Oysa çok daha önce yazmalıydım ama iş güç peşinde koşmaktan kendime dönmekte geç kaldım” diyor. “Üstelik genlerim hep beni uyardı” diye de ekliyor. Özer Uçuran Çiller’i uyaran ve “İçine dön, huzura kavuş” çağrısını yapan genleri Mevlana’ya kadar uzanıyor. “Bu işlerle ilgim, genetik bir kalıtım aslında” diyen Özer Uçuran Çiller, Hazreti Mevlana ile akraba. Çiller’in büyük amcasının kardeşinin oğlu Hz. Mevlâna’dır.

“YAŞAM GEÇ KALANI AFFEDER Mİ?”

Özer Uçuran Çiller’in “İnfoteizm, Tanrı’nın Enformasyonu” kitabı henüz yayınladı ama o yenisini yazmaya başladı bile. “Tanrısal Sistem. Yaşam Geç Kalanı Affeder mi?”isimli yeni kitabını bahane edip “Siz hiç geç kaldığınızı düşünüyor musunuz? Ve yaşam sizi affeder mi?”diye sordum. Özer Uçuran Çiller, “Geç kalmadım ki! Bakın istediğim işlerle ilgileniyorum, insanlara yararlı olamak için kitaplar yazıyorum. Bir de defterim var her gün yaptığım iyilikleri yazıyorum. Her gün, bir öncekinden daha fazla iyilik yapmaya çalışıyorum. Hata da yapıyorum tabii. Hatalarımı da kırmızı kalemle yazıyorum ki dikkatimi çeksin.”

“İNFOTEİZM, Tanrı’nın Enformasyonu’ndan…”

  • Kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir
  • İnsanoğlunun DNA’sıyla evrenin DNA’sı iletişim içindedir
  • Evrenin temeli enformasyondur. Enerji ve maddeye de enformasyon hareket verir. Enformasyon anlam katılarak yapılandırılmış bilgidir.
  • Büyük Patlama’da oluşan radyasyon, Tanrısal parçacıklar tarafından emilerek madde ve karşı-maddeyi oluşturdu. Böylece radyasyon bu parçacıklarla enerjiye dönüşüyor, meydana çıkan madde ve karşı-madde çarpışarak yine radyasyon haline geliyordu. Bu aşamada Tanrısal parçacıklar yok olmuştu.
  • “Tanrısal Parçacıklar” ın isim babası Leon Lederman. Ancak 1960’da Peter Higgs, parçacık kütlelerini açıklayan bir kuram geliştirdi. Ona göre Tanrı zerrecikleri bir enerji ajanıyla bütünleşip evreni var etti.
About these ads

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 30 Mayıs 2011 by in Röportajlarım and tagged , , , , , .
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: