Fügen Ünal Şen

HAYAT HERKESE YETER

Seni Seviyorum

S’yi sonsuzluktan almıştım.
E’yi erdemden…
N’yi naz ödünç vermişti,
İ, içimden geldiği gibi, öylece yerleşivermişti yüreğime…
Bense bekliyorum.
Şaşkınım çünkü.
Ne yapacağımı bilmeden öylece, yerime mıhlanmış, duruyorum. Kımıldamıyorum, kımıldamayı düşünmüyorum bile; dedim ya bekliyorum diye.
Bilmediğim bir yerlerde bir tılsım gizli besbelli; o yok olmasın diye bu ürkek, korkak, tereddütlü halim, sonu gelmeyen beklemelerim.
Aslında böyle olmamalı.
Ellerim bu kadar acemi, sesim bu kadar titrek, gözlerim bu kadar kaçak; olmamalı.
Yüreğim hepsinden öndeyken böyle, söze can veren sesim, susmamalı.
Böyle karmakarışık, cılız hatta yorgun hissetmemeliyim.
Biliyorum, derin bir solukla bir defada söylemeliyim.
S’yi sabırdan almıştım.
E’yi evrenden.
V’yi vefa, vedadan önce davranıp vermişti.
İ’yi ihanet sıkıştırmıştı araya.
Y, yalnızlığın içinden hüzünle sıyrılıp yer bulmuştu yamacımda.
O, ozanların dağarcığından uçup gelmişti erken bir sabah.
R’ye, razı olmuştum karşımda görünce; çoktan.
U, unutmanın sihrini mi sunmuştu ben böyle şaşkınken; bilmiyorum.
M’yi mutluluktan aşırmıştım, gülümseyerek.
Öyleyse…
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her şey bu kadar içimde, bu kadar hazırken, eksik olan ne?
Nedir beni tutan?
Korku mu?
Acemiliğim, utancım böyle kaçak dövüşmem; neden?
Zayıf mı hissedeceğim kendimi?
Ayıplanacak mıyım?
Garipsenecek miyim yoksa?
Anlaşılmayacak mıyım?
Duymak istemediğim sözler yüzünden kalbim mi kırılacak; yok mu sayılacağım?
Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak mı?
Ah, böyle olmamalı.
Öyleyse, öyleyse, sahi öğrenebilir miyim?
Sevgimi söyleyebilmeyi, öğrenebilir miyim?
O dünyanın en güzel cümlesini, gün içinde, bir anda, çok derinlerden geldiğinde kendimde tutmayıp, bir defada…
Söyleyebilir miyim?
“Seni seviyorum” demeyi öğrenebilir miyim?
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 11 Şubat 2011 by in Yazılarım and tagged , .

Bir Avuç Mazi

Twitter

Instagram

SES... #sahaflar #harunkolçak ... SANAT SOLUK ALDIRIR#muratirtem KARŞILIKLI GÜVEN... İNADINA YAŞAMAK... Savaş ve sanat... Ai wei wei#aiweiwei PAYLAŞMAK GÜZELDİR EV BAŞKA YUVA BAŞKA... FARKETMELİ...#sanatsokakta #ot #saglıklı #nofilter Canım İstanbul...#istanbul GELENE DE, GİDENE DE SAYGIYLA... #mübadele #biravuçmazi #bir avucmazi# RASTGELE...#kanlıca #istanbul sen istavrite olta at, bırak İSTANBUL seni yakalasın... Öğrenecek ne çok şey var...”Çağını etkileyen bir büyük filozof veya fizikçinin kurduğu düşünce sisteminin uzun zaman değişmeyen etkisinden bahsedilebilir. Ancak devlet adamları ve politikacılar için böyle bir ÖLÜMSÜZLÜK HALİ ve ÖZLEM pek söz konusu değildir” GÜZEL VE ÇİRKİN MESAJ SAHİ SEN ŞEKER PEMBESİ BULUTLARI NEREYE SAKLADIN? #sonbaharyakın #istanbul  İstanbul’da, Marmara’da Allahın belası her baktığım yer gri.
Ben griyi hiç sevmiyorum. Çünkü, o da Allahın belası bir renk. Ve ben Allahın belası hiçbir şeyi sevmiyorum şu günlerde.
Senin yüzünden.
Sen, sevgileri tükettin içimde.
Sevmeyi tükettin.
Ne bileyim, Allahın belası her şeyi tükettin içimde. Her şeyi tükettin ve geriye bir kendini bıraktın.
Sahi şeker pembesi bulutları nereye sakladın? ( Sonbahar Yakın’dan)
%d blogcu bunu beğendi: