Fügen Ünal Şen

HAYAT HERKESE YETER

Son Kızılderililer

Çoğumuz onları Kaptan Swing, Teksas, Tommiks gibi çizgi romanlardaki “vahşiler” olarak tanıdık. Bugün Utah, Arizona Çölü ve Grand Canyon’un çevresi onların izleriyle renkleniyor. Ne güzel…

Uzun, parlak, kömür karası saçlı ve gözlü, çene kemiği biraz çıkık, burnu basık, yüzü geniş… Tipik Kızılderili. Adı Tom. Gerçek adı bu değil elbette ama yine de ‘bir yabancıya’ Nevajo (Nevaho)dilindeki adını söylemek istemiyor.

Üstelemiyorum.

Burası Tse’Bii Ndzisgaii. Nevajo dilinde böyle söyleniyor. Öğrenmeli. Biz ise bu bölgeyi Grand Canyon ve Monument Valley (Anıtlar Vadisi) olarak biliyoruz. Öyle öğretiliğinden!

Kızıla boyalı dev kayaların, hani şu John Wayne filmlerinin değişmez sahnesi olan Grand Canyon’un ve Monument Valley’in uçsuz bucaksız düzlüğünde dolaşıyoruz Tom’la. Sessiz ve rüzgârlı.

Kızıl kayalar çok yüksek ve her birinin ayrı ayrı anlamı var Nevajolar için…

Bu anlamlar nesiller boyunca aktarılsın, unutulmasın istiyorlar.

Tom diyor ki, “Buralarda, asırlar önce, bizim atalarımız gelmeden önce yani Anasazi Uygarlığı varmış. Hala bazı duvar resimlerinde Anasaziler’in izlerini görüyoruz. O resimler şimdi koruma altında.”

Batık kıta Atlantis kadar merak uyandıran ve varlığı hep tartışılan Anasazi Uygarlığı’nın (olası) izleriyle karşılaşmak ne heyecan verici.

İşte tam karşımdalar. Volkanik kayalara kazınmış kuş ve keçi resimleri. Tom, “Kuşların gagaları ne tarafa dönükse topluluğun göçü o tarafadır. Bak, nereye gittiklerini anlatmışlar bize.”diyor.

Doğru…

Nasıl da net ve hâlâ taze. Sanki dün bu duvara işaret koyup yola çıkmışlar…

 Hayallerim Öldü

 Arizona Çölü’ne, Grand Canyon’a kısacası Navajolar’ın topraklarına doğru yolculuğa başlarken kurduğum hayallerin başı sonu yoktu.

Kim sınır koyabilirdi ki bana; Bizon derisinden çadırları arasında dolaşan, tüylerle süslü başlıkları, deri kıyafetleri, ayaklarında çarıkları ile Kızılderililer’i görecektim. Rengârenk motiflerle süslü battaniyelerine sarılmış yaşlı Kızılderililer kim bilir bana ne öyküler anlatacaklardı.

Kızıl Bulut’un, Yalnız Kurt’un, Beyaz Ayı’nın, Oturan Boğa’nın, Donmuş Ayak’ın ah en çok da Geronimo’nun öykülerini dinlerken belki birlikte barış çubuğu bile içecektik.

Oysa hayallerim Grand Canyon’un uçsuz bucaksız yalçın kayalıklarına çarpıp paramparça oldu.

Bir Kızılderili reisinin sözleri yerleşti yüreğime:

“Orada olmayacağım.

Kalkıp gideceğim.

Kalbimi vatanıma gömün.”

Gitmişlerdi.

Deri çadırlar çoktan sökülmüş, Colorado Nehri’nin kıyısındaki köyler Arizona Çölü’nün kavurucu rüzgârında savrulup yok olmuştu.

O yüzden kayalar donuk ve yalnızdılar.

“Bu bölge Nevajolar’a ait. Onlar izin vermezse giremezsiniz. Elimizde kalan da zaten bir tek bu. dedi Tom.

Kendi ıssızlığımdan aldı beni.

“Peki Tom, Nevajolar neredeler?”

“Orda, burda… Darmadağınıklar. Çoğu içki ve kumara kaptırdı kendini. Bizler atalarımızın topraklarını bırakmayanlar yani, turist gezdirerek, turkuvaz işleyerek, çanak çömlek yaparak para kazanıyoruz.”

“Ya buralarda dolaşırken neler hissediyorsun? Kızgınlık, hınç, özlem… En çok ne?”

“Burası benim dünyam. Ben başka Amerika tanımıyorum. Şimdi bu kamyonetle dolaşıyorum ama sanki at üstündeymiş gibi hissediyorum. Bir de…”

Önce duruyor, susuyor Tom.

Israr ediyorum, “Bir de…”

“Gitsem de kayalar çağırır biliyorum. Kaç arkadaşım çıkıp gitti buralardan. Koca kıtayı dolaşıp yine buraya döndü. Gitmem.”

Reklamlar

5 comments on “Son Kızılderililer

  1. nimet belen
    24 Eylül 2011

    yazi da resimler de enfes, ellerine gozlerine saglik

  2. Ebru
    24 Eylül 2011

    Harika yazmissin… 6 kasim gecesini grand canyonda south rim de konaklayarak geciricez…

    • fügen
      25 Eylül 2011

      Oooo harika bir manzara. Süper bir sessizlik ve şanslıysanız South Rim’in ufuklarında süzülen kartallar sizi bekliyo.r. Eh, dönüşte birkaç izlenim daha geelcek bloga öyle mi? Güzel tatiller

  3. Ferah Decdeli
    25 Eylül 2011

    Ne güzel bir gezi ve de yazı-resimler…Cevher arkadaşımız bizim, her buluşma her yazın-söyleşin bir kez daha “iyi ki seni tanımışım” dedirtiyor bana.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 24 Eylül 2011 by in Gezilerim and tagged , , , , , .

Bir Avuç Mazi

Twitter

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Instagram

SAKİNDİ EVET... #turin #italy Özen... Eskidendi, çoook eskiden #tbt#gardening #toprak #bahçe Milyonlar #iyikivarsıneren dedi sana ama yoksun. Ne acı, bu ülkede "yok" olunca "var" olunuyor çok zaman... Eskidendi, çok eskiden...#vişnelikörü #cerry Sessizdi evet... Hadi...#bycicle #bisiklet#goccia #suadiye Nasıldı o şarkı: "Kurşuni Renkler" #sezenaksu #istanbul #sea #deniz #kurşunirenkler Bize rağmen... #sunset #sunset🌅#nofilter "İçim"den geldi... Taaa içimden hem de#ataturk #mustafakemalatatürk "İstanbul'dan gitmeli"diyorlar, İstanbul'a gitmek varken... #istanbul #ensevdiğimses "İstanbul'dan gitmeli"diyorlar, İstanbul'a gitmek varken... #istanbul #bosphorus #kızkulesi #kuzeyyanımayazım#mavi Tutunmak... Benim İstanbul'um... #bosphorus #kanlıca Benim İstanbul'um... Azıcık çabayla, biraz vakit de asla İnsan kendi İstanbul'unu bulabiliyor..#istanbul #boğaz #bosphorus #sarıyer Bakış#cats #kedi
%d blogcu bunu beğendi: