Fügen Ünal Şen

HAYAT HERKESE YETER

Palamutun da Selamı Var

Yok, öyle karşınıza geçip “Ay ne mutlu bizeee, kavuştuk” filan demeyeceğim. Kavuştuk da n’oldu zaten?

Hazır karşılaştık iki sitem edeceğim, “Hiç çekemem” diyorsanız ekranın tepesindeki “X”e basın gidin; vallahi ben de “Hiç çekemem.”

Kırgınım düpedüz size yahu.

“Niye mi?”

Hah, bir de soruyor musunuz? Misal, gazetelerde “Palamut geldi hoş geldi” haberi görünce pek sevindiniz ama olay hiiççç de öyle iki satırla kutlanacak gibi değil.

Bilirsiniz beni, sert balığımdır. Sırtıma bir dokunun anlarsınız, “Taş” gibiyimdir:) E güzel görünürüm dikkatli bakarsanız; sırtım çaprazlı olarak yol yol yeşilimtrak, koyu mavi, açık laciverttir.

Söylemesi ayıp, sanki deniz akar gider sırtımdan.  

Ben de denizde akar giderim ya; orası sizin hiç umurunuzda olmaz, bilirim. Söyleyeyim de dinleyin; aslında Ağustos başında Karadeniz’in İstanbul Boğazı yakınlarına geliriz biz. Sürüyle…

Ama karıştırmayın, Ağustos’un ilk haftalarında uskumru boyunda gördüğünüz küçük palamutlar biz değiliz; onlar Ege Denizi ile Marmara’ya Toriklerin önceki yıllarda bıraktığı  yumurtaların yavrularıdır. Karadeniz’de hızla büyüyüp Eylül’de normal Palamut olurlar.

Karadeniz’de büyüyen ve Eylül’de normal boya erişen arkadaşlarıyla sürüler halinde Boğaz’ı geçip Marmara’ya geçerler.

Bu, Marmara’ya doğru ilk akış yapan sürüler Boğaz’da hiç vakit kaybetmeden Marmara Denizi’ne ulaşırlar. Bir kımı Trakya sahillerine bir kısma da güneye, Bandırma’ya yol alır. Çanakkale Boğazı’nı geçip Ege Denizi’ne ulaşabilirlerse ne alâ. Günde 50 km. yol aldığımızı hesaplamış sizin bilimadamları da, gün be gün yok olup gittiğimizin yeni farkına vardırlar sanki…

Yoookkk, yol bitmedi.

Ege Denizi’ne vardık mı, vardık. Nisan sonlarında tekrar Karadeniz’e çıkmaya çalışırız. Bu çıkış Haziran ortalarına kadar sürer. Çoğumuz, bu aylarda ancak bir yaşına gelmişizdir.

Yine sizin bilimadamlarının cümlesiyle söylersek, “OLGUNLAŞMADIĞIMIZDAN YUMURTA DÖKEMEYİZ.”

İşte, bu halimizde Karadeniz’e ulaştıysak, eh orada da ağdan, avdan kurtulup hayatta kalabildiysek bütün yaz mevsimini Karadeniz’de geçiririz. Taaa Ekim’e kadar.

Pek azınız bilir ya, o zamanki adımız artık Palamut değil Zindandelen olmuştur.

Ekim’den sonra başlarız yine Boğaziçi’ne yolculuğa… Keyiflidir de hani.

Durun yahu; pek farkında değilsiniz halimizin ama GİDERAYAK bir hatırlatma yapayım en iyisi. Bir süre sonra görüşemeyiz filan; aklınızın bir yerinde kalsın.

Şimdi, bizim adımız boyumuza göre değişir. Ya da boy değiştikçe adımız değişir mi demeliyim; bilemedim. Doğrusunu edebiyatla uğraşanlar düşünsün; ben deniz canlısıyım; sıkıntıya gelemem.

Boyumuz 10-25 cm arasıysa ÇİNGENE PALAMUTU, 30-35 cm ise PALAMUT, 40-45 ise KESTANE PALAMUTU, 50-55 ise ZİNDANDELEN, 55-60cm ise TORİK, 60-65 cm ise SİVRİ, 65-70 cm ise ALTIPARMAK ve 75 den fazla ise PEÇUTA’dır.

Bunları niye mi yazdım?

Baktım Lüfer için kampanyalar düzenliyorsunuz, “Nesli tükeniyor?” çığlıkları atıyorsunuz. Elinde cetvelle balıkçıları dolaşanlar varmış; amenna. Lâkin içten içe alındım doğrusu, bizim de sonumuz Lüfer’le aynı; hatırlatmak istedim.

Hepsi bu.

                                                                          PALAMUT

Reklamlar

4 comments on “Palamutun da Selamı Var

  1. Ferah Decdeli
    28 Eylül 2011

    cetvelim hala çantamda

    • fügen
      28 Eylül 2011

      ölç bakalım Palamut mu yiyoruz, kestane palamutu mu?

      • banu dökmecibaşı
        28 Eylül 2011

        vallaha bu yazıdaki serzenişe de ben alındım:) elimizde cetvelle tezgah tezgah dolanırken yalnız lüfer mi ölçtük, kalkan, palamut, barbunya, tekir, orfoz….hatta yaptığımız afişlerde kalkan, lüfer, orfoz ve palamuta yer verdik hep..Hazirandaki bakanlık toplantısında lüfer değil tek derdimiz, kalkan bitti bitiyor, orfoz zaten dünyada tükenmekte, palamutun da sonu aynı olacak dedik…dedik de, bir yılda ancak 2 balık türüne yetti gücü bakanlığın nedense…onu bile hala tartışıyorlar!!
        Madem cetveliniz elinizde hala, ölçün, hatta ölçerken resim çekin ve gönderin Bakanlığa…gerçekten..lüfer konusunda iki STK gücü birleşince cok daha fazla ses çıktı tabi ama tüketici sahiplendikçe bakanlık da ciddiye almayı öğreniyor, inanın…
        Banu Dökmecibaşı- Greenpeace

      • fügen
        28 Eylül 2011

        Sevgili Banu,
        bizim için -bizim diyorsam kalkanı, barbunyayı, tekiri, orfozu da katıyorum- yaptıklarınızı biliyorum. İyi ki varsınız; bizler için çalışıyorsunuz. Emeklerinizi görmezden gelmiyorum; aksine serzenişim emeklerinizi görmezden gelenlere… Biliyor musun en çok duymak istediğim cümle ne; “Aldın mı boyunun ölçüsünü…” Siz -insanlar yani- bu cümleyi sevmezsiniz ama bizim neslimiz buna bağlı. Biri çıksa da boyumun ölçüsünü gösterse bana; nasıl mutlu olurum bilemezsin.
        Neyse, Sevgili Banu, bir ses, bir ses daha derken dilerim bir büyük koro olur da biz de seneye, sonraki seneye, sonraki sonraki seneye yine gelebiliriz bu güzel sulara.
        Çabanız için tekrar teşekkürler neslim adına.
        İmza: PALAMUT

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on 27 Eylül 2011 by in Yazılarım and tagged , , , , .

Bir Avuç Mazi

Twitter

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Instagram

SAKİNDİ EVET... #turin #italy Özen... Eskidendi, çoook eskiden #tbt#gardening #toprak #bahçe Milyonlar #iyikivarsıneren dedi sana ama yoksun. Ne acı, bu ülkede "yok" olunca "var" olunuyor çok zaman... Eskidendi, çok eskiden...#vişnelikörü #cerry Sessizdi evet... Hadi...#bycicle #bisiklet#goccia #suadiye Nasıldı o şarkı: "Kurşuni Renkler" #sezenaksu #istanbul #sea #deniz #kurşunirenkler Bize rağmen... #sunset #sunset🌅#nofilter "İçim"den geldi... Taaa içimden hem de#ataturk #mustafakemalatatürk "İstanbul'dan gitmeli"diyorlar, İstanbul'a gitmek varken... #istanbul #ensevdiğimses "İstanbul'dan gitmeli"diyorlar, İstanbul'a gitmek varken... #istanbul #bosphorus #kızkulesi #kuzeyyanımayazım#mavi Tutunmak... Benim İstanbul'um... #bosphorus #kanlıca Benim İstanbul'um... Azıcık çabayla, biraz vakit de asla İnsan kendi İstanbul'unu bulabiliyor..#istanbul #boğaz #bosphorus #sarıyer Bakış#cats #kedi
%d blogcu bunu beğendi: