Fügen Ünal Şen

HAYAT HERKESE YETER

VEDA

 

image     14 KASIM SALI, 1950

Ne çok şeye tanık oldum, ne çok kişi çıktı hayatımdan. Sayısız hayalin gerçekleştiğini gördüm, bir o kadar hayal kırıklığının çığlığı gelip duvarlarıma vurdu.
Kimileri hiç fark etmedi beni, önemsemedi.
Var mıyım, yok muyum?
Ne zamandır buradayım?
Neden?
Sormadı, gelip geçti.
Yasaktım ben, asırlarca, yalnızlığa tutsaktım.
Kimi korktu benden, kimi hiç umursamadı. Lakin genç bir adam vardı; o bana baktı, şiirler yazdı. Dibine kadar içtiği sigarasının dumanını bana üfler ve gülümserdi geniş, geniş.
Zayıftı. Yüzü hep solgundu. Omuzlarını kaldıra, kaldıra bazen yalpalayarak yürürdü.
Ama beni hep görürdü.
Öteki yanım gibiydi.
Beni severdi. Sonra…image

“Herşey birdenbire oldu/ Birdenbire vurdu gün ışığı yere…”

O şair öldü bugün, dediği gibi birdenbire. Dün gece mi demeliyim? Bir hafta önce Ankara’da çukura düştüğünde mi?
Ya şair öldü demeli miyim?
Sahi ya, onca şair gördüm ölüp gitti, oysa hepsi dipdiri…
Şair öldü nasıl derim!
Şişli’de, Hasat Sokağı 36 sayıda oturan genç şairlerden Orhan Veli, gece Kumkapı’da, Tiyatro Caddesi’nden üzerine fenalık gelmiş ve baygın bir halde, cankurtaranla Cerrahpaşa Hastanesi’ne kaldırılmıştır. Sabaha kadar koma halinde kalan Orhan Veli, sabah ölmüştür.
Nasıl karışıyor aklım.Gazeteler Genç şair bu sabah öldü diyor.
O da inat gibi,
“Uyandım, baktım ki bir sabah/Güneş vurmuş içime/ Kuşlara, yapraklara dönmüşüm…”

Ve bu hep böyle oluyor…

16 KASIM, PERŞEMBE

Beyazıt Camii’nde cenaze namazını kılıp Cağaloğlu’na doğru yürüyüşe geçen kalabalık, yokuşta, sağlı sollu dizilmiş kitapevlerinin kepenklerinin yavaş yavaş inişini izledi…image
Ben, tahta kapımı açıp kapattım; şairi sonsuzluğa uğurladım. Şimdi Aşıyan’a, Fikret’in oraya doğru yoldalar…
“Urumeli Hisarı’na oturmuşum/Oturmuş da bir türkü tutturmuşum”diyorken o ah, ben bir kahır gibi burada çakılıyım.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Bilgi

This entry was posted on 14 Kasım 2013 by in Kitaplarım and tagged , , , .

Bir Avuç Mazi

Twitter

Instagram

SES... #sahaflar #harunkolçak ... SANAT SOLUK ALDIRIR#muratirtem KARŞILIKLI GÜVEN... İNADINA YAŞAMAK... Savaş ve sanat... Ai wei wei#aiweiwei PAYLAŞMAK GÜZELDİR EV BAŞKA YUVA BAŞKA... FARKETMELİ...#sanatsokakta #ot #saglıklı #nofilter Canım İstanbul...#istanbul GELENE DE, GİDENE DE SAYGIYLA... #mübadele #biravuçmazi #bir avucmazi# RASTGELE...#kanlıca #istanbul sen istavrite olta at, bırak İSTANBUL seni yakalasın... Öğrenecek ne çok şey var...”Çağını etkileyen bir büyük filozof veya fizikçinin kurduğu düşünce sisteminin uzun zaman değişmeyen etkisinden bahsedilebilir. Ancak devlet adamları ve politikacılar için böyle bir ÖLÜMSÜZLÜK HALİ ve ÖZLEM pek söz konusu değildir” GÜZEL VE ÇİRKİN MESAJ SAHİ SEN ŞEKER PEMBESİ BULUTLARI NEREYE SAKLADIN? #sonbaharyakın #istanbul  İstanbul’da, Marmara’da Allahın belası her baktığım yer gri.
Ben griyi hiç sevmiyorum. Çünkü, o da Allahın belası bir renk. Ve ben Allahın belası hiçbir şeyi sevmiyorum şu günlerde.
Senin yüzünden.
Sen, sevgileri tükettin içimde.
Sevmeyi tükettin.
Ne bileyim, Allahın belası her şeyi tükettin içimde. Her şeyi tükettin ve geriye bir kendini bıraktın.
Sahi şeker pembesi bulutları nereye sakladın? ( Sonbahar Yakın’dan)
%d blogcu bunu beğendi: