Fügen Ünal Şen

HAYAT HERKESE YETER

İTİRAF

BAZEN GALİBA EN ÇOK KAR YAĞDIĞINDA YA DA DUR BELKİ DE AKŞAM VAKTİ ÜZÜM BAĞLARINDA ÖYLECE, DURDUK YERDE ŞİİRDE,ŞARKIDA, AŞKTA YA DA NEYSE, NE BİLEMEDİM NE VAKİT YÜRÜYÜP GİTMEK GEÇTİYSE … Okumaya devam et

30 Ekim 2013 · Yorum bırakın

KİTAP AYRAÇLARIM KUM TANELERİYDİ

“Liseliydik. Tutku vardı hayatımızda. Aşkta da kavgada da tutku. Kahramanca sever, kahramanca ölürdük. 70’lerin sonlarıydı. Zor zamanlardı. Daralan yüreğimin sığınağı, bir ıssız çay bahçesi ile Suat Taşer’in “Gönderilmeyen Mektuplar”ıydı. Bugün … Okumaya devam et

17 Eylül 2013 · Yorum bırakın

SONBAHAR YAKIN

Böyle küçük bir esinti peşinde koşmayalı ben, kendimi bir sarı yaprak misali savurmayalı, bir notaya kendimce, yürekli, başıboş “es”ler koymayalı, şarkılar söyleyip şiirler yazmayalı; topu topu birkaç gün geçmiş. Takvim … Okumaya devam et

03 Eylül 2013 · Yorum bırakın

İSTANBUL… HER GÖNÜLDE BAŞKA BİR YANKI

Ne vakit bir Selim İleri kitabı okusam, çocuk zamanlarıma dönerim, 70’li yıllara. Elimde kıpkırmızı bir horoz şekeri olur hep. Dudaklarımda keskin bir tarçın tadı, yüreğimde başedemediğim tedirginlik. Öyle severim ki … Okumaya devam et

04 Mart 2013 · Yorum bırakın

HER KEDİ BİR KRALLIKTIR

Julia Bachstein’in kırk iki yazarın öykülerinden derlediği “Kedi Hikâyeleri” ni okuyup bitirdiğimde şunu anladım: “Öfken hayranlığından büyükse, kedi besleyemezsin.” Aslında her şey Henriette’i gördüğümde başladı. Ali ile Can’ı tanıyordum ama … Okumaya devam et

20 Kasım 2012 · Yorum bırakın

EMANETÇİ

Biliyorum, daha önce yazmalıydım… Çok zaman geçti. Ama ihmâl değil ki bu, ama ihmâl değildi ki bu. Bir tuhaf bekleyişti belki… Bu geceye kadar süren, biraz önce, ne tuhaf, yok, … Okumaya devam et

25 Temmuz 2012 · Yorum bırakın

KİŞİSEL SEZEN TARİHİM

Mimoza zamanıydı. Her hangi bir Nisan günü. İstanbul’da her ağaç çiçeğe durmuş da en çok erik ağaçlarının beyazı, çocuk yüreğimin hayalleriyle aynı gökte uçuşuyor. Öyle bir gün… 70’lerin ikinci yarısı… … Okumaya devam et

04 Temmuz 2012 · Yorum bırakın

KONAK ADASI

        Zamanın orta yerinde… Günün orta yerindeyim. Denizin orta yerinde hiç benim olmamış yaşamı seyirdeyim.        Yaşamın orta yerindeyim.   İsmini bilmediğim bir adada, yaprak hışırtılarını dinlemek için zeytin ağacının … Okumaya devam et

30 Haziran 2012 · Yorum bırakın

BEN SENİN KADAR CESUR DEĞİLİM TAYFUN…

Söylüyorum işte, ben senin kadar cesur değilim Tayfun. Kalabalıklar içinde bir başıma kalamam. Hayata da ölüme de sen gibi dimdik bakamam… Korkarım. Sekiz yaş ellerimi dizime koyup örneğin, çelik soğuğuyla … Okumaya devam et

24 Mayıs 2012 · 2 Yorum
Reklamlar

Bir Avuç Mazi

Twitter

Instagram

SES... #sahaflar #harunkolçak ... SANAT SOLUK ALDIRIR#muratirtem KARŞILIKLI GÜVEN... İNADINA YAŞAMAK... Savaş ve sanat... Ai wei wei#aiweiwei PAYLAŞMAK GÜZELDİR EV BAŞKA YUVA BAŞKA... FARKETMELİ...#sanatsokakta #ot #saglıklı #nofilter Canım İstanbul...#istanbul GELENE DE, GİDENE DE SAYGIYLA... #mübadele #biravuçmazi #bir avucmazi# RASTGELE...#kanlıca #istanbul sen istavrite olta at, bırak İSTANBUL seni yakalasın... Öğrenecek ne çok şey var...”Çağını etkileyen bir büyük filozof veya fizikçinin kurduğu düşünce sisteminin uzun zaman değişmeyen etkisinden bahsedilebilir. Ancak devlet adamları ve politikacılar için böyle bir ÖLÜMSÜZLÜK HALİ ve ÖZLEM pek söz konusu değildir” GÜZEL VE ÇİRKİN MESAJ SAHİ SEN ŞEKER PEMBESİ BULUTLARI NEREYE SAKLADIN? #sonbaharyakın #istanbul  İstanbul’da, Marmara’da Allahın belası her baktığım yer gri.
Ben griyi hiç sevmiyorum. Çünkü, o da Allahın belası bir renk. Ve ben Allahın belası hiçbir şeyi sevmiyorum şu günlerde.
Senin yüzünden.
Sen, sevgileri tükettin içimde.
Sevmeyi tükettin.
Ne bileyim, Allahın belası her şeyi tükettin içimde. Her şeyi tükettin ve geriye bir kendini bıraktın.
Sahi şeker pembesi bulutları nereye sakladın? ( Sonbahar Yakın’dan)